AvaMgardisTiyatro Kollektifi

tiyatroavam.blogspot.com

AvaMgardisTiyatro Kollektifi olarak elimizden geldiğince oyunların tekstlerini tiyatroavam.blogspot.com adresinden yayımlayacağız... Tüm dostlara duyrulur...







26 Eylül 2008 Cuma

Okul Çantasının Sırtında Uçmak


merhaba arkadaşlar!
hani irfan ilkokulundan inen o yokuştan
kış mevsiminde kayardık ya dereboyuna
son kez kıçımın altında okul çantası
siyah önlüğüm
yakalığım beyaz
babamın ayda bir küfrederek aldığı potinler ayağımda
kayıyorum aşağıya
'tutamazsın tutamazsın' diye bağıra çağıra
yüzüm mavi renkli bir duvara armağan

selam söyleyin
o beyaz tenli çocuğu
tutamayan arkadaşlarına:
ne kelime inmek
artık, çıkılmıyor yokuşlar,
karlı havalarda
okul çantasından ibaret
bir uçurumun sırtında

Hakan Bintepe
Ekim 2003

24 Eylül 2008 Çarşamba

rigna hiÇ

özge'ye, canım'a

1.

unut onu
sokağın adı sormagir
namı diğer çocukluğum
giremedim
bir yanı merdivenler
bir yanı uçurum

2.

ört onu
ama o üşümez ki
bilmez İstanbul denen şehrin rüzgarını
bu şehrin rüzgarı
bilge bir kerhanecidir
uyutmaz
küçük kız çocuklarını


3.

“son defa öp beni”
sonuncusu hangisi
bilinmez ki?

4.

bilme gitsin ötesini
eşeleme karları
üşüme
gir odana saklan
bırak
beklesin kapıda çocukluğum
yasla başını omzuna
İstanbul sandığın istanbul’un

5.

rüzgar gülüne şarkılar söyledi
biri
rüzgar gülü döndü döndü

6.

sokağın adı sormagir
namı diğer çocukluğum
ben çocuk değilken artık
o merdivenlerde kustum
iyi ki kustum

Hakan Bintepe
24 ağustos – 24 eylül hem İstanbul hem İzmir 2008

ÇİĞ AN GİR

I.
İstanbul bana teslim oldu
O beyaz örtü benim
Altımda kaldı bir kız çocuğu
Gözleri karlı
Dedi ki,
Unut onu


II.
Şimdi karnımda bir rüzgâr
Süpürüyor kalıntıları
Hepsini götürme rüzgâr
Kalsın tıkırtılar
Kız çocuğu uyudu
Dedi ki,
Ört onu


III.
Üşümüş kız çocuğu
Al al olmuş kalbi
Uykusunda kaybetmiş
Hem annesini hem oğlunu
Gece kara olmamış o gece
Dedi ki,
Son defa öp beni


IV.
Gerçeği arama kadın
Eşeleme karları
Ne sen gittin ne o kaldı
Bir demsiz zaman dilimi
En yeni çağ hikâyesi
Bilme gitsin ötesini





V.
Bir keman dolaştı tıknefes odalarda
Sızım sızım sobalar
Gayretli ateşler
Ve soluğunu tutmuş biri
Rüzgâr gülüne şarkılar söyledi




VI.
Benden ayrıldı rüzgâr
Satılmış ülkemin topraklarında
Dalgalandırıyor numune bir bayrağı
Dedi ki,
Yaşasın demokrasi
Ya da ne bileyim
Türkiye laiktir laik kalacak…



Özge Aras

17 Şubat 08
Cihangir

30 Temmuz 2008 Çarşamba

N.A.D.Y.A

NADYA (KİMSESİZ ÜLKELER ATLASI)

I.

-evinde rahat uyur ölüler-



sis

gecede asılı ütülü bir gömlek…
kayalıklarda bir telaş

tut elimi Nadya


uzadı ses

bulut
(kirlendi)

bir kamyon
(ceset el salladı girince tekerlek siper çukuruna)


bana bilmediğim dillerde yalan söyle Nadya

büyümedi o çocuk Nadya
sokaklar kurşuna dizildiğinden beri büyümedi

trompet solo gibiydi

ses
bunu dedi
duydum
bir trompet solo gibi çıktık
(yol)

sonrası

sus Nadya

trenler
(gitti

çok
gelemedi)

(ter ve kan kokan gömlekleri temizleyemedi evlerin külleri)

atlasların mürekkepleri
(uçtu)

Nadya o şarkıyı tekrar söyle

sessizlik

televizyon sustu
arabalar
kuşlar sonra
komşunun bebeği de sustu

sustu her şey

Nadya…
uzun geceleri dinle şimdi
çamura bulanmış bir el
gömleğinde temizlenen

bana kirletilecek elleri ver Nadya

tırnağımda bu sözün son hecesi

sis
toz
atlaslar beyaz bir boşluk

kayalık yok…


bana adresimi ver Nadya
sonra da soluğumu