Okul Çantasının Sırtında Uçmak
merhaba arkadaşlar!
hani irfan ilkokulundan inen o yokuştan
kış mevsiminde kayardık ya dereboyuna
son kez kıçımın altında okul çantası
siyah önlüğüm
yakalığım beyaz
babamın ayda bir küfrederek aldığı potinler ayağımda
kayıyorum aşağıya
'tutamazsın tutamazsın' diye bağıra çağıra
yüzüm mavi renkli bir duvara armağan
selam söyleyin
o beyaz tenli çocuğu
tutamayan arkadaşlarına:
ne kelime inmek
artık, çıkılmıyor yokuşlar,
karlı havalarda
okul çantasından ibaret
bir uçurumun sırtında
Hakan Bintepe
Ekim 2003
26 Eylül 2008 Cuma
24 Eylül 2008 Çarşamba
rigna hiÇ
özge'ye, canım'a
1.
unut onu
sokağın adı sormagir
namı diğer çocukluğum
giremedim
bir yanı merdivenler
bir yanı uçurum
2.
ört onu
ama o üşümez ki
bilmez İstanbul denen şehrin rüzgarını
bu şehrin rüzgarı
bilge bir kerhanecidir
uyutmaz
küçük kız çocuklarını
3.
“son defa öp beni”
sonuncusu hangisi
bilinmez ki?
4.
bilme gitsin ötesini
eşeleme karları
üşüme
gir odana saklan
bırak
beklesin kapıda çocukluğum
yasla başını omzuna
İstanbul sandığın istanbul’un
5.
rüzgar gülüne şarkılar söyledi
biri
rüzgar gülü döndü döndü
6.
sokağın adı sormagir
namı diğer çocukluğum
ben çocuk değilken artık
o merdivenlerde kustum
iyi ki kustum
Hakan Bintepe
24 ağustos – 24 eylül hem İstanbul hem İzmir 2008
1.
unut onu
sokağın adı sormagir
namı diğer çocukluğum
giremedim
bir yanı merdivenler
bir yanı uçurum
2.
ört onu
ama o üşümez ki
bilmez İstanbul denen şehrin rüzgarını
bu şehrin rüzgarı
bilge bir kerhanecidir
uyutmaz
küçük kız çocuklarını
3.
“son defa öp beni”
sonuncusu hangisi
bilinmez ki?
4.
bilme gitsin ötesini
eşeleme karları
üşüme
gir odana saklan
bırak
beklesin kapıda çocukluğum
yasla başını omzuna
İstanbul sandığın istanbul’un
5.
rüzgar gülüne şarkılar söyledi
biri
rüzgar gülü döndü döndü
6.
sokağın adı sormagir
namı diğer çocukluğum
ben çocuk değilken artık
o merdivenlerde kustum
iyi ki kustum
Hakan Bintepe
24 ağustos – 24 eylül hem İstanbul hem İzmir 2008
ÇİĞ AN GİR
I.
İstanbul bana teslim oldu
O beyaz örtü benim
Altımda kaldı bir kız çocuğu
Gözleri karlı
Dedi ki,
Unut onu
II.
Şimdi karnımda bir rüzgâr
Süpürüyor kalıntıları
Hepsini götürme rüzgâr
Kalsın tıkırtılar
Kız çocuğu uyudu
Dedi ki,
Ört onu
III.
Üşümüş kız çocuğu
Al al olmuş kalbi
Uykusunda kaybetmiş
Hem annesini hem oğlunu
Gece kara olmamış o gece
Dedi ki,
Son defa öp beni
IV.
Gerçeği arama kadın
Eşeleme karları
Ne sen gittin ne o kaldı
Bir demsiz zaman dilimi
En yeni çağ hikâyesi
Bilme gitsin ötesini
V.
Bir keman dolaştı tıknefes odalarda
Sızım sızım sobalar
Gayretli ateşler
Ve soluğunu tutmuş biri
Rüzgâr gülüne şarkılar söyledi
VI.
Benden ayrıldı rüzgâr
Satılmış ülkemin topraklarında
Dalgalandırıyor numune bir bayrağı
Dedi ki,
Yaşasın demokrasi
Ya da ne bileyim
Türkiye laiktir laik kalacak…
Özge Aras
17 Şubat 08
Cihangir
İstanbul bana teslim oldu
O beyaz örtü benim
Altımda kaldı bir kız çocuğu
Gözleri karlı
Dedi ki,
Unut onu
II.
Şimdi karnımda bir rüzgâr
Süpürüyor kalıntıları
Hepsini götürme rüzgâr
Kalsın tıkırtılar
Kız çocuğu uyudu
Dedi ki,
Ört onu
III.
Üşümüş kız çocuğu
Al al olmuş kalbi
Uykusunda kaybetmiş
Hem annesini hem oğlunu
Gece kara olmamış o gece
Dedi ki,
Son defa öp beni
IV.
Gerçeği arama kadın
Eşeleme karları
Ne sen gittin ne o kaldı
Bir demsiz zaman dilimi
En yeni çağ hikâyesi
Bilme gitsin ötesini
V.
Bir keman dolaştı tıknefes odalarda
Sızım sızım sobalar
Gayretli ateşler
Ve soluğunu tutmuş biri
Rüzgâr gülüne şarkılar söyledi
VI.
Benden ayrıldı rüzgâr
Satılmış ülkemin topraklarında
Dalgalandırıyor numune bir bayrağı
Dedi ki,
Yaşasın demokrasi
Ya da ne bileyim
Türkiye laiktir laik kalacak…
Özge Aras
17 Şubat 08
Cihangir
30 Temmuz 2008 Çarşamba
N.A.D.Y.A
NADYA (KİMSESİZ ÜLKELER ATLASI)
I.
-evinde rahat uyur ölüler-
sis
gecede asılı ütülü bir gömlek…
kayalıklarda bir telaş
tut elimi Nadya
uzadı ses
bulut
(kirlendi)
bir kamyon
(ceset el salladı girince tekerlek siper çukuruna)
bana bilmediğim dillerde yalan söyle Nadya
büyümedi o çocuk Nadya
sokaklar kurşuna dizildiğinden beri büyümedi
trompet solo gibiydi
ses
bunu dedi
duydum
bir trompet solo gibi çıktık
(yol)
sonrası
sus Nadya
trenler
(gitti
çok
gelemedi)
(ter ve kan kokan gömlekleri temizleyemedi evlerin külleri)
atlasların mürekkepleri
(uçtu)
Nadya o şarkıyı tekrar söyle
sessizlik
televizyon sustu
arabalar
kuşlar sonra
komşunun bebeği de sustu
sustu her şey
Nadya…
uzun geceleri dinle şimdi
çamura bulanmış bir el
gömleğinde temizlenen
bana kirletilecek elleri ver Nadya
tırnağımda bu sözün son hecesi
sis
toz
atlaslar beyaz bir boşluk
kayalık yok…
bana adresimi ver Nadya
sonra da soluğumu
I.
-evinde rahat uyur ölüler-
sis
gecede asılı ütülü bir gömlek…
kayalıklarda bir telaş
tut elimi Nadya
uzadı ses
bulut
(kirlendi)
bir kamyon
(ceset el salladı girince tekerlek siper çukuruna)
bana bilmediğim dillerde yalan söyle Nadya
büyümedi o çocuk Nadya
sokaklar kurşuna dizildiğinden beri büyümedi
trompet solo gibiydi
ses
bunu dedi
duydum
bir trompet solo gibi çıktık
(yol)
sonrası
sus Nadya
trenler
(gitti
çok
gelemedi)
(ter ve kan kokan gömlekleri temizleyemedi evlerin külleri)
atlasların mürekkepleri
(uçtu)
Nadya o şarkıyı tekrar söyle
sessizlik
televizyon sustu
arabalar
kuşlar sonra
komşunun bebeği de sustu
sustu her şey
Nadya…
uzun geceleri dinle şimdi
çamura bulanmış bir el
gömleğinde temizlenen
bana kirletilecek elleri ver Nadya
tırnağımda bu sözün son hecesi
sis
toz
atlaslar beyaz bir boşluk
kayalık yok…
bana adresimi ver Nadya
sonra da soluğumu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)