site bir kaç gündür saldırıya uğramaktadır... bunun nedeni ise yazdığımız bir yazıdır. bu saldırılar sırasında yazı silinmiştir. şimdilik güvenlik amaçlı olarak sadece izinli kullanıcılar okuyabilecektir... okurlarımızdan özür dileriz... en kısa zamanda http://www.avamgardist.org/ adresinde daha profesyonel olarak yolumuza devam edeceğiz...
AvaMgardisT adına
A.Poe...
Eylem/Mücadele/İmge
not: saldırı nedeni yazılya beraber yazılan ve ilan edilen manifesto niteliğindeki yazımız tekrar siueye eklenmiştir. bu yazının altında yazımızı okuyabilirsiniz. daha önce de kapatılan sitemiz yaşamaya devam edecektir. saldırı nedeni yazı en kısa zamanda bulunup tekrardan ait olduğu yere bu siteye dönecektir...
21 Haziran 2009 Pazar
EYLEM/MÜCADELE/İMGE
E.M.İ...
sanatının her alanının politikadan uzaklaştığı ve gün geçtikçe çözümsüzlüğe doğru giden bir yolda bulunmaktayız... bu elbetteki sanatın suçu değil bunu eyleyenlerin suçudur...
insan olanın zor bulunduğu, bulunduğu anda tüketildiği ve ya avlandığı topraklarda; kimliklerini unutmuş sadece boş birer çöp tenekesinden farkı olmayan sanatçılar, aydınlar, sanat seviciler, insansızlaşmışlar, kendilerinden başka her şeyi yadsıyanlar, totemlerine tapanlar, acılarını kutsayanlar, kendilerine tapanlar, taptıklarına inananlar... yani sizler ey sanat denilen sanal dünyanın sanal ahmakları!!!
içinde bulunduğunuz kaba estetik yaşamınızın her alanında bulunmakta... hayatınız da düşünceleriniz gibi kaba... detaylardan ve incelikten yoksunsunuz...
elinizdeki her şeyi çözmeye çalışan kapitalizmin en büyük fikir adamlarısınız...
sizler sadece kapitalizmin yüzünü boyayabilirsiniz... kendinizi dahi piyasa denilen çarkın içinde pazarlamaktan çekinmezsiniz....
kendi küçük cemaatlerinizde yaşamak çok da güzel olmalı....
geçmişin tüm öncü akımlarını taklit edip önümüze yenilik diye, devrim diye getiren sizler, sizler liberal sıçanlar....
avamgardist yeniden cepheye döndü... tüketilemeyecek olanın peşinde... pazara sunulamayacak İMGEler üretme çabasında... bu çabada hiç bir kalıba bağlı kalmadan sadece EYLEMe odaklı MÜCADELEci tavırdayız...
İMGE: düş gücümüzün tüm ayrıntılarından elde ettiğimiz yegane silahımız....
EYLEM: hiç bir biçimde sabit kalmayıp bazen özün önünde biçimi, bazen de biçimin önünde özü tutup her yerde, her alanda uyarıcı, manüpülatif, saldırgan, yıkıcı bir tavır almamız...
MÜCADELE: bu alanlarda sanatın tüm türlerini, biçemlerini kullanırken sanat sevici piyasa düşkünleriyle de kavgayı sürdürmek, bu amaçlı onların sanat dedikleri şeyleri estetikle, imgeyle yıkmak, bertaraf etmektir...
neo liberalizmin bencilliğe ittiği toplumun tüm üniteleri için;
başta aşk olmak üzere
insan
sınıf
savaş
açlık
hayvan hakları
kadınlar
sağlık
eğitim
gibi kurumların karşısında bildiğimiz tek şey
kaba olan, kural dayatıcı olan, yargılayan, hapseden, sınırlandıran her şey açık haliyle DÜŞMANIMIZDIR!!!
İMGEYİ KAVGAYA VERİN...
A.POE...
sanatının her alanının politikadan uzaklaştığı ve gün geçtikçe çözümsüzlüğe doğru giden bir yolda bulunmaktayız... bu elbetteki sanatın suçu değil bunu eyleyenlerin suçudur...
insan olanın zor bulunduğu, bulunduğu anda tüketildiği ve ya avlandığı topraklarda; kimliklerini unutmuş sadece boş birer çöp tenekesinden farkı olmayan sanatçılar, aydınlar, sanat seviciler, insansızlaşmışlar, kendilerinden başka her şeyi yadsıyanlar, totemlerine tapanlar, acılarını kutsayanlar, kendilerine tapanlar, taptıklarına inananlar... yani sizler ey sanat denilen sanal dünyanın sanal ahmakları!!!
içinde bulunduğunuz kaba estetik yaşamınızın her alanında bulunmakta... hayatınız da düşünceleriniz gibi kaba... detaylardan ve incelikten yoksunsunuz...
elinizdeki her şeyi çözmeye çalışan kapitalizmin en büyük fikir adamlarısınız...
sizler sadece kapitalizmin yüzünü boyayabilirsiniz... kendinizi dahi piyasa denilen çarkın içinde pazarlamaktan çekinmezsiniz....
kendi küçük cemaatlerinizde yaşamak çok da güzel olmalı....
geçmişin tüm öncü akımlarını taklit edip önümüze yenilik diye, devrim diye getiren sizler, sizler liberal sıçanlar....
avamgardist yeniden cepheye döndü... tüketilemeyecek olanın peşinde... pazara sunulamayacak İMGEler üretme çabasında... bu çabada hiç bir kalıba bağlı kalmadan sadece EYLEMe odaklı MÜCADELEci tavırdayız...
İMGE: düş gücümüzün tüm ayrıntılarından elde ettiğimiz yegane silahımız....
EYLEM: hiç bir biçimde sabit kalmayıp bazen özün önünde biçimi, bazen de biçimin önünde özü tutup her yerde, her alanda uyarıcı, manüpülatif, saldırgan, yıkıcı bir tavır almamız...
MÜCADELE: bu alanlarda sanatın tüm türlerini, biçemlerini kullanırken sanat sevici piyasa düşkünleriyle de kavgayı sürdürmek, bu amaçlı onların sanat dedikleri şeyleri estetikle, imgeyle yıkmak, bertaraf etmektir...
neo liberalizmin bencilliğe ittiği toplumun tüm üniteleri için;
başta aşk olmak üzere
insan
sınıf
savaş
açlık
hayvan hakları
kadınlar
sağlık
eğitim
gibi kurumların karşısında bildiğimiz tek şey
kaba olan, kural dayatıcı olan, yargılayan, hapseden, sınırlandıran her şey açık haliyle DÜŞMANIMIZDIR!!!
İMGEYİ KAVGAYA VERİN...
A.POE...
17 Haziran 2009 Çarşamba
...
kalmadı....
bitti...
geri dönmeyecek...
sahi tanrım ben ne yaptım da bunları hakettim...
salak olmadığımı duyururum....
ben salak değilim....
kalmasın da....
bitsin de...
geri dönmesine de...
kalakalacaktır elimde güzel bir geleceğin çiçeği...
kalmalıdır yalandan arınmış bir düş bende...
umuduma...
yeni hayatıma...
hayatımın tüm yeniliklerine merhaba....
PS : (kitlesel bir intihar gibi çöküp hayatıma beni yalana boğanlara... defolun artık... sizin kendinize acıyan görüntünüz yok... dinleyen de yok... şimdi yok olun ve kapayın çenenenizi.... ben sizsiz daha mutlu olurum buna emin olun... kollarımdakiler tek sizden bana kalan... bu da ders mahiyetinde olsun bana... yok olun şimdi... kendi yalanlarınızı yaşayın....)
bitti...
geri dönmeyecek...
sahi tanrım ben ne yaptım da bunları hakettim...
salak olmadığımı duyururum....
ben salak değilim....
kalmasın da....
bitsin de...
geri dönmesine de...
kalakalacaktır elimde güzel bir geleceğin çiçeği...
kalmalıdır yalandan arınmış bir düş bende...
umuduma...
yeni hayatıma...
hayatımın tüm yeniliklerine merhaba....
PS : (kitlesel bir intihar gibi çöküp hayatıma beni yalana boğanlara... defolun artık... sizin kendinize acıyan görüntünüz yok... dinleyen de yok... şimdi yok olun ve kapayın çenenenizi.... ben sizsiz daha mutlu olurum buna emin olun... kollarımdakiler tek sizden bana kalan... bu da ders mahiyetinde olsun bana... yok olun şimdi... kendi yalanlarınızı yaşayın....)
16 Haziran 2009 Salı
PAŞA'ya övgü...
"uzakta telaşların gümbürtüsü
sen ki doğuştan bir telaşsın..."
şimdi sen gittin ya
kimbilir hangi sıkışmışlıkta
bir terliği çıkarma telaşındasın....
benzerdik birbirimize
en azından benzetilirdik...
paylaşamazlık etmedik bir kadını...
sen bana saygılı ben sana saygılı....
titrek gecelerde hükmünü verir tarih...
bilirim ve üzerine onca da söz söylerim...
sen ki bir hayatın boşluğunu dolduran değil
doluluğuna anlam katandın...
neden gittin ki?
bilemedim....
olağanca korkutuculuğunun ötesindeki olağanca sevecenliğin....
unutulmayacak bu...
-ki tanrı varsa-
unutmasın bunu....
sahi şimdi o kadını kimden kıskanacağım....
sahi o kadın beni kime benzetecek...
gidişin koca bir boşluk...
kelimelerin bilmediği anlamları doğuran....
şimdi gittin sen....
geride kalanları hiç mi düşünmedin?
sen sarılıklarına sığın tüm hayatın
güzeline,iyisini
ve en önemlisi samimiyetinle insanlaşmasına...
sen şimdi gittin ya
öksüz kaldı sözlüklerde bir isim....
şimdi gittin ya sen
unutulamayacak adın hafızalarda....
hükmü sürer ilahi olan....
ilahi olan da ölecek bir gün unutma....
bekle... günler yakındır...
sen gene ayakkabı boyası çalacaksın dolaptan
sen gene günü geçmiş terlikleri çıkaracaksın...
ama en sonunda gene beraber sigara almaya çıkacağız o sokağa...
insanlar ürkecek senden...
insanlar ürkecek benden...
sen ki altın gibi duruşunla
sen ki meydan okuyuşunla insanlığa
yaşayacaksın...
PAŞA gibi hem de...
PAŞA'lar gibi...
sen ki doğuştan bir telaşsın..."
şimdi sen gittin ya
kimbilir hangi sıkışmışlıkta
bir terliği çıkarma telaşındasın....
benzerdik birbirimize
en azından benzetilirdik...
paylaşamazlık etmedik bir kadını...
sen bana saygılı ben sana saygılı....
titrek gecelerde hükmünü verir tarih...
bilirim ve üzerine onca da söz söylerim...
sen ki bir hayatın boşluğunu dolduran değil
doluluğuna anlam katandın...
neden gittin ki?
bilemedim....
olağanca korkutuculuğunun ötesindeki olağanca sevecenliğin....
unutulmayacak bu...
-ki tanrı varsa-
unutmasın bunu....
sahi şimdi o kadını kimden kıskanacağım....
sahi o kadın beni kime benzetecek...
gidişin koca bir boşluk...
kelimelerin bilmediği anlamları doğuran....
şimdi gittin sen....
geride kalanları hiç mi düşünmedin?
sen sarılıklarına sığın tüm hayatın
güzeline,iyisini
ve en önemlisi samimiyetinle insanlaşmasına...
sen şimdi gittin ya
öksüz kaldı sözlüklerde bir isim....
şimdi gittin ya sen
unutulamayacak adın hafızalarda....
hükmü sürer ilahi olan....
ilahi olan da ölecek bir gün unutma....
bekle... günler yakındır...
sen gene ayakkabı boyası çalacaksın dolaptan
sen gene günü geçmiş terlikleri çıkaracaksın...
ama en sonunda gene beraber sigara almaya çıkacağız o sokağa...
insanlar ürkecek senden...
insanlar ürkecek benden...
sen ki altın gibi duruşunla
sen ki meydan okuyuşunla insanlığa
yaşayacaksın...
PAŞA gibi hem de...
PAŞA'lar gibi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)