AvaMgardisTiyatro Kollektifi

tiyatroavam.blogspot.com

AvaMgardisTiyatro Kollektifi olarak elimizden geldiğince oyunların tekstlerini tiyatroavam.blogspot.com adresinden yayımlayacağız... Tüm dostlara duyrulur...







24 Haziran 2008 Salı

İçimdekiBirResminAnısınıHatırlatmakİstedimMüsadenizle

İçimdekiBirResminAnısınıHatırlatmakİstedimMüsadenizle

susup bıraktı bardağını göğe...
bir çınarın diliyle seslendi

mahalle duvarlarında bir afiş sızısı
kireçle yazılıydı tarih kale duvarlarında...

susup bıraktı sigarasını yer çekimine...
bir nehrin derinlerine haykırdı

ilk dişlisi dişini yeni çıkarmış bir çocuğun babasına değdirdi paslı zehrini
atlasların sınır boylarında bir telaş...

çekilmiş gözleriyle çekiçlere buğday kokusu

susup bıraktı kalemi tarihin koynuna

yazılamayacak onca trajedi
mahalle araları dar-ağaçlı
kale duvarları zifir ve kükürt dumanı

susup bıraktı ellerini bir namlunun çelik soğukluğuna

ikinci dişisi dişleri çoktan dökülmüş bir babanın ellerine bıraktı

makine sustu
çeliğin ışıltısına bir damla ter - kırmızı

susup bıraktı gençliğini

asıp bir ağacın dalına o en sevdiği gömleği
karelerine girip matematiğin ve uzayın
bir başağın gün ışıltısını görmeye gitti...

susup bıraktı sesini kale duvarları dışında
sonrası...
sonra..
son...
s...
...
..
.

gibi...

13 Haziran 2008 Cuma

NADYA (Kimsesiz Ülkeler Atlası)

kime kaldırsam kadehimi
kırılıyor
bir martı kanadı...

Bir bavulda seyehat eden martı…
Gözleri boncuk

Bir kibritin en kükürt hali
Sonra bir yangın
Tel örgüler

Dizlerinin dibinde bir yangın
Dilleri yakılan gölgeler...

sürgün
vatanın en kanlı hali...

burdasın işte Nadya...
adın
iklimin
suyun
aşkın

asıl burada değilsin Nadya

orasıyla burası arasında...
Saçlarımın karasına sakalımın kızılı gibi

kanla yazılan bir konçertonun içindeki mink nota...

Nadya

uyuyamıyorum...

kime kaldırsam VODKA mı kırılıyor bir martı kanadı...

bir bavulda sürgün edilen martı...
gözleri kırmızı
Daha kırmızı
Zifiri kırmızı…

dikenli bir tel
ağzımın içinde açan...

şimdi bilmediğim dilim kadar acılı klarnetin sesi...

Nadya!

Bilseydin
Duysaydın
Konuşsaydın

22 Mayıs 2008 Perşembe

önsöz

ip…
(gerildi)
cambazlık tutmaz bir mayaydı ellerimizin nasırları…


köşe başı…
(tutuldu)
bir lağım faresi dolaşıyordu sade ve sadece arasında pisliklerin…


kelime…
(susturuldu)
istanbul üzerinden aklanan bir tarih kaldı geriye…

kırmızı…
(öfkelendi)
bir bayrak imalathanesinde boğuldu tüm herkes…

f…
(…)
eksildi kelimelerden bir tutsak ses…

umut…
(yaralandı)
kulağına üfler gibi adını yeni doğan güneşe…

biz…
(ayrıştırıldı)
bir deney tüpünün dağılışı gibi ertesinde tüm ben’lerin…

burada içimizde bir yerde
işte tam da burada…
nasırların buluşması sonrasında…

ip…
(koptu)
nasırlara damlayan son şiirdi kan…

… - ‘08 /…/ izmir

23 Mart 2008 Pazar

BuGün'e Dair birkaç küfürümsü üfürük...

"bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar."

bugün pazar...
gri...
sopalar gibi zifiri...

bahar provası
gri fonda açan çiçek

aşkını ezbere bildiğim
dilini bilmediğim bir sevda...

bulut gibi beyaz
göz yaşı
limon
çay
ve
ateş...

aşk varsa birleşmli beden...
terlemeli alın
doğmalı güneş...

bugün pazar...
gri fonda çalınan bir senfoni
ateşin adı...

aşk varsa
SUSMAK UTANÇTIR...

23/03/2008 - İzmir (çankaya-alsancak-konak)